Partisinin
grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP'nin geçmişe
sünger çekmek için kapatma davasını fırsat olarak gördüğünü söyledi.
Bahçeli şöyle konuştu: "İktidarı döneminde görülmemiş ölçüde bir vurgun ve
yolsuzluk bataklığına saplanan AKP, Türkiye’nin milli kaynaklarını talan etmiş
ve yandaşlarına peşkeş çekmiştir" diyen Bahçeli, yıkım döneminin sorumlularının
bunun hesabını önce Türk milletine, sonra da Türk adaletine mutlaka vereceğini
söyledi. Bahçeli, zamanı ve vadesi ne olursa olsun, bu hesaplaşmadan kaçmak ve
kurtulmanın mümkün olmadığını dile getirerek, "Ancak, Sayın Başbakan ve AKP’nin
’çıkmadık candan ümit kesilmez’ hesabıyla, Yüce Mahkemede açılan kapatma
davasını; ’bütün bu kötülükleri unutturacak, hırsızlık, vurgun ve yolsuzlukların
üzerini örtecek, ekonomik ve sosyal çöküntünün sorumluluğundan kendilerini
kurtaracak bir aklanma imkanı olarak kullanabilir miyim?’ hesabı içine girdiği
anlaşılmaktadır" diye konuştu.
Hukuki sürecin sonunda parti kapatılırsa, Başbakan ve arkadaşlarının, "mağdur ve
mazlum" oldukları iddiasıyla Türk milletinin merhamet ve acıma duygularına
sığınacağını ileri süren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sayın Başbakanın
kapatma davasını geçmişin üzerine sünger çekecek bir imkan olarak gördüğü ve
aslında içinden AKP’nin kapatılmasını istediği sonucu da çıkarılabilecektir.
Ancak, evdeki hesabın her zaman çarşıya uymadığı tecrübelerle sabittir.
’Herkesin bir hesabı varsa Allah’ın ve bizim de bir hesabımız vardır’ diyen
Sayın Başbakan’ın hesabının ne olduğu bizi ilgilendirmemektedir. Ancak unutmasın
ki Türk milletinin; temiz duygularla verdiği emanete ihanet edenlerle, vurgun ve
soygun düzeni kuranlarla, kul ve yetim hakkına el uzatanlarla ve geniş halk
kitlelerini açlığa ve yoksulluğa mahkum ederek, bunların sırtından kendi siyasi
saltanatını sürenlerle olan hesabı, mutlaka bu dünyada görülecektir. Sayın
Başbakanın siyasi manevraları ve oyunları, bu milli hesaplaşmayı engellemeyecek,
erteleyemeyecek ve bunun sorumlularını hesap vermekten kurtaramayacaktır."
AB'NİN DAHİL OLMASI GERİLİMİ DAHA DA ARTIRDI
Türkiye’nin milli ve manevi değerleri etrafında süregelen tartışma ve
polemiklerin son günlerde yeni boyut ve yoğunluk kazanmasını, milletin ibretle
izlediğini ifade eden Bahçeli, "Bu tartışmalara AB’nin de fiilen müdahil olması
ve Brüksel müfettişlerinin Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri hakkında uluorta
küstahça beyanlarda bulunmaları, gerilim yüklü ortamı daha da ağırlaştırmıştır"
dedi. Bahçeli, Türkiye’nin milli kimliğinin kapsamadığı gerekçesiyle yeniden
tanımlanmasını isteyen, milli devlet niteliğini ve üniter siyasi yapısını çağın
gerçeklerine uygun olmadığı bahanesiyle sorgulayan AB’nin, şimdi de AK Parti’nin
kapatılması sürecine müdahale kapsamında Cumhuriyetin değerlerini ve Türk
demokrasisini tartışmaya açtığını ileri sürdü. Bahçeli, şöyle konuştu:
"Türk toplumunu, ’liberal demokratik güçler’, ’Müslüman demokratlar’, ’aşırı
laikler’ ve ’otoriter milliyetçiler’ gibi karşıt gruplara bölen AB, sözde
karşılaştırmalı siyaset bilimcileri; Türkiye’de yaşanan krizleri bunlar
arasındaki güç çatışmasına dayandırmakta, bu duruma gelinmesinin en büyük
sorumlusu olan AKP’yi hala, demokrasinin tek
teminatı olarak gösterebilmekte ve bu garabeti de Türkiye’ye, Venedik
kriterleri, çağdaş demokrasi standartları, Avrupa hoşgörü vizyonu gibi süslü
ambalajlarla pazarlamaya çalışmaktadır. Kapatma davasını, Müslüman bir ülkede
demokrasi ve laikliğin yürüyüp yürümeyeceğinin bir göstergesi haline getirerek
adalet mekanizmasına baskı yapmayı amaçlayan Avrupa Birliği, bu amaçla laiklik
ilkesine de el atmıştır. AB yetkilileri, son olarak, laiklik ilkesinin
anlamından tanımına, korunmasından uygulanmasına kadar uzanan her alanda uzman
bilirkişi edasıyla beyanat vermeye başlamıştır."
"KOMİSYON BAŞKANI, AKP’YE KOLTUK DEĞNEĞİ OLMAYA ÇALIŞIYOR"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’de laikliğin zorla dayatıldığını
söyleyen AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’nun kapatma davasını, nüfusun
çoğunluğu Müslüman bir ülkede gerçek demokrasinin bulunup bulunmayacağının
ölçüsü olacağını söyleyerek AK Parti’ye koltuk değneği olmaya çalıştığını
bildirdi.
AB yetkililerinin, Türk milletinin manevi değerleri ve laiklik ilkesi konusunda
afaki değerlendirmeler yaptığını belirten Bahçeli, "Buradaki temel sorunun, Türk
milletinin bu ortak değerlerinin siyasi istismar vasıtası ve iç siyaset
malzemesi yapılması olduğunu sağır sultan bile duymuşken, Brüksel müfettişleri
bu gerçeklere kulaklarını
tıkamışlardır" dedi. Bunun sonucunda, laikliğin günlük yaşamda korunması
amacıyla "Kamu Denetçiliği Kurumu" kurulması gibi garip önerilerin, her derde
deva bir çözüm reçetesi olarak Türkiye’nin önüne konulduğunu ifade eden Bahçeli,
"Türkiye’deki din ve laiklik temelindeki cepheleşmeye bu çözümü öneren AB’nin,
kendisinin de çok büyük sorumluluğu olduğu etnik temelde ayrışmaya karşı da
benzer bir yapılanmayı savunması hiç de şaşırtıcı sayılmayacaktır"
değerlendirmesinde bulundu. "Avrupa Birliği’nin, bu süreçte bütün çabası, her
dayatmasını
karşılamaya amade Adalet ve Kalkınma Partisi’ne siyasi paratonerlik yapmak
olmuştur" diyen Bahçeli, "Avrupa’nın vesayetini son sığınma limanı olarak görmek
ve siyasi geleceğini kurtarmak için kapı kapı dolaşarak merhamet ve lütuf
dilenciliği yapmak, bir siyasi partinin düşebileceği en utanç verici durumdur"
dedi.
kaynak:AktifHaber
Benzer Başlıklar...
» Bahçeli: Kılavuz Öcalan, Taşeron Erdoğan
» Erdoğan'ların pırlanta ortaklığı
» Livni'den Başbakan Erdoğan'a cevap
» Şener:Erdoğan ve Kanal 7'yi hedef seçti
» "dtp Kapatma Davası Öncesi Bu Saldırı Düşündürücü"
» Batı Trakya Türkleri Haklarını İstiyor!
» TÜRKLERİN GÖZLERİNİ KAPATMAK MI? YOUTUBE'Yİ KAPATMAK MI?
» Zonguldak Belediye Başkanı Tayyip ERDOĞAN'ı 'Yüzyılın Lideri' İlan Etti
» Kurultayımızı Geri İstiyoruz !!!